Pazarlama profesyonellerinin en temelde yapmaya çalıştığı şey; tüketiciyi harekete geçirmek. Peki ya nasıl?
Araştırmalara göre aldığımız kararların %80’ini duygularımızla alıyoruz. Buradan da anlaşılacağı üzere insanları harekete geçiren şey mantıkları değil, duyguları.
Bir insan yaşamı boyunca 16 bin farklı duygu yaşayabiliyor ve şu bir gerçek ki güçlü duygular yaşadığı anları diğerlerine kıyasla daha iyi hatırlıyor. Tüketiciye geçirmek istediğimiz duyguyu geçirebildiğimizde, ürünümüz ile karşılaştıklarında verdiğimiz mesajı çok daha iyi bir şekilde hatırlarlar.
Yani duygusuna dokunamadığınız müşterinin aklında maalesef kalamıyorsunuz. Bu nedenle, pazarlama iletişiminde duygusal bağ kurmak ve tüketicinin duygularına odaklanmak çok önemli bir rol oynuyor.